İSMET İNÖNÜ NASIL REİS-İ CUMHUR OLDU?

Published by

on

Sayf Al-Furqan Publications, From Darkness Toward Light
Defending Islam. Exposing Falsehood. Calling to Truth.
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

11 Kasım 1938 Cuma günü Büyük Millet Meclisi’nce reis-i cumhur seçilen İsmet İnönü, aynı gün saat on dörtte Meclis kürsüsünde şu şekilde yemin ediyordu:

“Reis-i cumhur sıfatıyla Cumhuriyet’in kanunlarına ve hakimiyet-i milliye esaslarına riayet ve bunları müdafaa, Türk milletinin saadetine sadıkane ve bütün kuvvetimle sarf-ı mesai, Türk Devleti’ne teveccüh edecek her tehlikeyi kemal-i şiddetle men, Türkiye’nin şan ve şerefini vikaye ve i’lâya ve deruhte ettiğim vazifemin icabâtına hasr-ı nefs etmekten ayrılmayacağıma namusum üzerine söz veririm.”

Mustafa Kemal Paşa’nın hayatının son yıllarında başbakanlıktan uzaklaştırılan ve işbaşından ayrıldıktan sonra pek ağır muameleye maruz kalan İsmet İnönü, nasıl olmuştu da böyle Mustafa Kemal’in ölümünün hemen ertesi günü Meclis’in tam ittifakıyla devlet reisliğine getirilmişti?

Bu mevzuda çeşitli iddialar vardır. Mesela, Cumhurbaşkanlığı Umumi Kâtibi Hasan Rıza Soyak’ın hatıratına göre İsmet İnönü, Mustafa Kemal’in arzusu hilafına o makama gelebilmiştir. Okuyalım, Hasan Rıza Soyak’ın yazdıklarını:

“Yanında kaldığım on beş-yirmi dakika zarfında öteden beriden konuştuk; bir aralık sözü devlet reisliğine getirerek şu mütalaada bulundu: ‘Elbette bunda söz ve intihap hakkı sadece milletin ve onun mümessili olan Türkiye Büyük Meclisi’nindir; yalnız ben bu meseledeki mütalaamı ifade edeceğim. Evvela akla İsmet Paşa getir. Evet, o, memlekete pek büyük hizmetler ifa etmiştir. Fakat nedense umumun sempatisini kazanamadığı görülüyor; bu yüzden durumu pek cazip olmasa gerek… Bir de Mareşal Fevzi Çakmak var. O, hem memlekette büyük hizmetler etmiş hem de herkesle iyi geçinmiş, salahiyet sahiplerinin mütalaalarına daima kıymet vermiştir. Kimse ile münazara hâlinde değildir. Bu itibarla bence Devlet Başkanlığı için en münasip arkadaş odur. Filhakika kendisi ordu işleriyle uğraşmaktan çok hazzeder, belki ordudan ayrılmak istemez. Amma cumhur reisliğinde aynı zamanda başkumandanlık mevkiinde de olacağı için bu meşguliyetine devam imkânı daima mevcut demektir. Binaenaleyh kanunî bir yol bulup kendisi namzet gösterilir ve seçilirse çok iyi olur zannederim.”

Nizameddin Nazif Tepedelenlioğlu’nun iddiasına göre: Bu tavsiyeye yani Mareşal Fevzi Çakmak’ın reis-i cumhurluğuna, o devrin Dâhiliye Vekili ve CHP Genel Sekreteri Şükrü Kaya mani olmuştur. Der ki Nizameddin Nazif Bey:

“Mareşal ve muhiti için Şükrü Kaya ‘ahlâksız herif’in biriydi. Dâhiliye vekili ise ona ‘Hem kel hem fodul deyip duruyordu. Bu karşılıklı nefretin, ikinci cumhurbaşkanı seçiminde oynadığı rol büyüktür. Çünkü Mareşalin cumhurbaşkanı olabilmesi sadece Şükrü Kaya’nın elindeydi. Ve gene Şükrü Kaya ancak mareşalin desteği ile o makama yükselebilirdi. İkisini saran nefretten istifade eden, İsmet İnönü olmuştur.”

Nizameddin Nazif Bey’in bu satırlarında hakikat payı büyüktür. Şöyle ki: İsmet İnönü’ye “İkinci Adam” diyen ve bu isimle üç büyük cilt kitap yazan Şevket Süreyya Aydemir, İnönü’nün cumhurbaşkanlığına getirilmesini incelerken basit bazı meseleler üzerinde durup sayfalar doldurmuş, fakat yukarıya aldığımız Hasan Rıza Soyak’ın hatıratına ne hikmetse(!) itibar etmemiş ve ikinci cumhurbaşkanı mevzuunda Şükrü Kaya ile Tevfik Rüşdü Aras’ın bir tertibini kaydedivermiştir. Şevket Süreyyaya göre o devrin meclis reisi Abdülhalik Renda, Şükrü Kaya ve Tevfik Rüşdü tarafından İstanbul’a davet edilerek Perapalas’ta kendisine reis-i cumhurluk teklif olunmuş, fakat Abdülhalik Renda bu teklifi reddetmiştir. Bu iddiayı Yakup Kadri Karaosmanoğlu da teyit etmektedir.

İsmet İnönü ise kendisinin, Hariciye Vekili Tevfik Rüşdü Aras tarafından sefirlikle yurt dışına çıkarılmak istendiğini, bu teşebbüsün neticesiz kalması üzerine Şükrü Kaya tarafından İstanbul’a götürülmeye çalışıldığını, ancak bu tertibin de yakın arkadaşları tarafından önlendiğini söylemektedir. Şükrü Kaya’nın tertibini önleyen adam, Hasan Rıza’ya göre Dr. Refik Saydamdır. İsmet Paşa, İstanbul’a gitmek üzere trene binmişken koşa koşa Ankara İstasyonu’na gelen Refik Saydam, İnönü’ye Şükrü Kaya’nın tertibini anlatmış, İsmet Paşa tereddüt edince de “Eğer gitmekte ısrar ederseniz lokomotifin önüne yatarım(!)” diyerek İnönü’nün seyahatine mani olmuş, böylece “İsmet Paşa’yı yok etmek, bir kazaya getirmek” tasavvuru suya düşmüştür.

İsmet İnönü’nün reis-i cumhur seçilmesini müteakip istifa eden ve ikinci defa yine Celal Bayar tarafından kurulan yeni kabineye Şükrü Kaya ile Tevfik Rüşdü’nün alınmaması ve bu işin İnönü’nün arzusu ile yapılması, hatta İnönü’nün bu değişiklik mevzuunda “Dr. Tevfik Rüşdü Aras’la Şükrü Kaya’nın iktidardan gitmeleri memlekete hakiki bir inşirah verdi. Kendilerine karşı antipatinin bu kadar şamil olduğunu görmesi herkesi şaşırttı.” demesi yukarıdaki iddiaları doğrulamaktadır.

Asım Us’a göre Şükrü Kaya, İsmet Paşa’nın cumhur reisliği seçiminde reyini kullanmamıştır. Diyor ki Asım Us:

“Şükrü Kaya, reyler toplandıktan sonra elinde bir beyaz kâğıt parçası olduğu hâlde ayağa kalktı. Reisin kürsüsüne doğru gitti, elindeki rey pusulasını göstererek ‘Reylerin toplanması muamelesi bitti mi?’ diye sordu. Abdülhalik Renda da ‘Bitti’ dedi. Bunun üzerine reyini koymaksızın yerine oturdu. Bir rivayete göre dalgınmış! Diğer bir rivayete göre bir telgraf gelmiş, onu okurken rey vermek sırasını kaçırmış.”

Yine Asım Us’un kaydettiğine göre İsmet Paşa’nın cumhurbaşkanlığını Vakit gazetesi bir gün evvel yazmış. Bu haberi gazetede okuyan Şükrü Kaya, bütün muhabirleri parti merkezinde toplayıp, “Bakalım İsmet’i parti namzet gösterecek mi?” demiş…

Yukarıda naklettiğimiz Hasan Rıza Soyak’ın hatıratı ve Mustafa Kemal Paşa’ya yakınlığıyla tanınan Şükrü Kaya, Tevfik Rüşdü gibi hükümet adamlarının İnönü’nün reis-i cumhurluğuna -türlü tertiplerle- karşı çıkmaları şu hakikati ortaya koymaktadır ki İsmet Paşa’nın devlet reisliğine getirilmesi Mustafa Kemal’in arzusu hilafına gerçekleşmiştir.

İnönü, bu mevzuda “Kasım 1938. Meclis çılgın bir hâlde yirmi dört saat güç sabretti. Bütün memleket, radyoları başında bekledi. Müttefikan beni reis-i cumhur intihap ettiler. İktidarda olmayan hatta iktidar mevkiindekilerin sevmedikleri, korktukları bilinen bir çekilmiş adamın getirilmesi, rıza ile serbest rey ile yapılmış hakiki bir intihap olarak tarihe geçecektir.” diyor.

Ifira Tarih Utansin

Author;

AuthorCaliphate Defence Force
TiktokCaliphate Defence Force
InstagramCaliphate Defence Force
TwitterTalha Ibn Yusuf
UpscrolledCaliphate Defence Force
YoutubeIftira Tarih Utansin
ScribdCaliphate Defence Force

Bir Cevap Yazın