بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
Bir sene önceki makalemiz; Ramazan Bayramı Vesilesiyle Bir Dua ve Hatırlatma!
Yarın, Allah’ın ﷻ izniyle Ramazan Bayramı’dır. Kardeşlerim, Allah ﷻ şoyle buyuruyor:
وَاِذَا مَسَّ الْاِنْسَانَ الضُّرُّ دَعَانَا لِجَنْبِه۪ٓ اَوْ قَاعِدًا اَوْ قَٓائِمًاۚ فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُ ضُرَّهُ مَرَّ كَاَنْ لَمْ يَدْعُنَٓا اِلٰى ضُرٍّ مَسَّهُۜ كَذٰلِكَ زُيِّنَ لِلْمُسْرِف۪ينَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
“İnsana bir zarar dokunduğunda, yan yatarken, otururken ya da ayaktayken Bize dua eder; zararını üstünden kaldırdığımız zaman ise, sanki kendisine dokunan zarara Bizi hiç çağırmamış gibi döner-gider. İşte, ölçüyü taşıranlara yapmakta oldukları böyle süslenmiştir.”[1]
Bayram, sevinç ve dayanışma günüdür. Bizler sofralarımızı donatacak, ailelerimizle bir araya gelecek, gülecek ve neşe içinde olacağız. Ancak unutmayalım ki bugün, bazı kardeşlerimiz sabaha korku ve endişeyle uyanıyor: “Acaba ölecek miyim? Gasıp Yahudi varlığı namazda bize nasıl zulmedecek? Yemek bulabilecek miyim? Ailem hayatta kalacak mı?”
Bizler bayram sofralarımızı hazırlarken, Filistin, Doğu Türkistan, Myanmar, Sudan, Yemen gibi coğrafyalarda insanlar açlık, baskı ve zulüm altında yaşıyor.
Rasulullah ﷽ şoyle buyuruyor:
“المؤمنون كالجسد الواحد في توادهم وتعاطفهم وتعاطفهم، إذا مرض عضو تداعى له سائر الأعضاء بالسهر والحمى.”
“Mü’minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar.”[2]
“من يبيت شبعاناً وجاره جائع فليس بمؤمن”
“Komşusu açken tok yatan kimse (kamil) mü’min değildir.”[3]
EY MÜSLÜMAN!
Bacağımız kopmuş, bizler hala gülebiliyoruz. Ellerimiz enfeksiyon kapmış, hala ilgilenmiyoruz. Filistin kan ağlıyor, hani biz bir vücut gibiydik?
Allah ﷻ şoyle buyuruyor:
قل لولا صلاتكم ما يثمنكم ربي
“(Ey Muhammed!) De ki: ‘Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin!’”[4]
Yarın inşallah bayramdır. Ey ihvan! Bayram coşkusuna kapılıp zulüm altındaki kardeşlerimizi unutmayalım. Biz eğlenirken onlar hala gözyaşı döküyor, acı ve korkuyla yaşıyorlar.
Dua, bir müslümanın en büyük silahıdır, ancak amelsiz dua boş bir sözden ibarettir. Bugün, amel olarak neredeyse hiçbir şey yapamıyoruz; çünkü bir devletimiz yok.
İmam Gazali (رحمه الله) şöyle buyuruyor:
وهكذا يتبين جليًا أن السلطان ضروريٌّ لحكم الدنيا، وأن حكم الدنيا ضروريٌّ لحكم الدين، وأن حكم الدين ضروريٌّ لنجاح الآخرة، وهذا بلا شكّ غاية الأنبياء. ولذلك، فإنّ وجوب نصب الإمام من فرائض الشريعة التي لا يجوز تركها. فاعلم ذلك جيدًا.
“Böylece açıkça görülmektedir ki, dünyanın düzeni için bir yürütme otoritesine (sultan) ihtiyaç vardır ve dünyanın düzeni, dinin düzeni için gereklidir. Dinin düzeni ise ahiretteki başarı için zorunludur ve bu da şüphesiz peygamberlerin hedefidir. Dolayısıyla, bir imam tayin etmenin farziyeti, asla terk edilemeyecek şeriatın zorunluluklarındandır. Bunu iyi bil.”[5]
Bir hilafet, insanlık için farzdır. Sultan Süleyman (رحمه الله), Hindistan’da İspanyollar Müslümanlara zulmediyor diye kendi gemilerini sırf bir mü’mine yardım etmek için Hindistan’a gönderen bir halifeydi.[6] Osmanlı, onun hilafetiydi.
Bugün hilafetsizliğin acısını, tarihte hiç olmadığı kadar hissediyoruz. Bizler esaret altındayız ve bu esaretten kurtulmamız gerekiyor. Ancak bunun için bilinçlenmeli, birlik olmalı ve üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeliyiz.
Üstad Kadir Mısıroğlu (رحمه الله) şoyle buyuruyor:
“Bir Müslüman hapiste cuma namazı kılamıyor, nitekim cuma namazının bir şeyi de hürlüktür.”[7]
Bizler kendimize gerçekten hür diyebiliyor muyuz? Ben diyemiyorum…
Kücük bir dua;
Bismillahirrahmanirrahim
Ey Rahman ve Rahim olan Allah’ım!
Sen her şeyi bilen, her şeye gücü yeten, kullarına merhamet eden ve zalimleri kahreden yegâne hüküm sahibisin!
Ya Rabbi! Zulüm altında inleyen kardeşlerimize nusret eyle!
Filistin’de, Myanmar’da, Sudan’da, Yemen’de, Doğu Türkistan’da ve tüm mazlum beldelerde akan kanı durdur!
Zalim tağutları yerle bir et! Onları kendi tuzaklarına düşür, planlarını boz, güçlerini parçala!
Allah’ım! Bizleri ümmet bilinciyle birleştir, tek bayrak altında topla!
Bize İslam’ın izzetini ve şerefini yeniden ihya etmeyi nasip eyle!
Gönüllerimize cesaret, saflarımıza birlik, elimizdeki silaha isabet nasip eyle!
Bize, dinin için cihad edenlerden olmayı ve şehadet şerbetini içmeyi nasip eyle!
Ya Allah! Senin dinine yardım edenleri muzaffer kıl, mücahitlerin adımlarını sabit eyle!
Ümmetin arasındaki fitneleri kaldır, aramıza sevgiyi, dayanışmayı ve kardeşliği hâkim kıl!
Allah’ım! Zalimlerin kalbine korku sal, ordularını perişan eyle!
Mazlumlara sabır, kuvvet ve zafer ihsan eyle!
Bize de hakkı haykıran, batıla karşı dimdik duran kullarından olmayı nasip eyle!
Allahümme aizzel İslâme vel Müslimîn, ve edhilil küffâre ve’l-munâfikîne ve’l-zâlimîne fî ednel havâ ve edhülhüm cehenneme dağmîn!
Allahümme Âmin, Allahümme Âmin, Allahümme Âmin!
Kaynaklar:
1- Yunus 12
2- Buharî, Edeb, 27; Müslim, Birr, 66
3- Hâkim, II, 15
4- Furkan 77
5- el-İktisad fi’l-İtikad: 199
6- Isviçre konferansı, 28 Mart 1985, dakika 35
Yazar; Iftira Tarih Utansın
Tiktok- IftiraTarihUtansin
Instagram- IftiraTarihUtansin_
Discord- iftiratarihutansin
Youtube- IftiraTarihUtansin
Twitter- IftiraTarihUtansin
Sitemiz- Hayatimanvecihad8
Copyright (Telif Hakki); İsteyen istediğini kullanabilir, ancak bizi kaynak göstermeniz şart değildir. Yine de gösterirseniz daha iyi olur. Her iki durumda da hakkımız helaldir.


Bir Cevap Yazın