Lozan Konferansı’na Osmanlı hükümetinin de çağırılması, TBMM tarafından iki başlılığa neden olacağı düşüncesiyle saltanat, hilafetten ayrılarak 306-307 sayılı Meclis kararı ile 1 Kasım 1922’de kaldırıldı.1
Saltanat ve hilafetin birbirinden ayrılarak saltanatın kaldırılmasına ilişkin Mustafa Kemal Paşa, Meclis’te yaptığı konuşmada şöyle demişti: “Şimdi efendiler, makamı hilafet mahfuz olarak onun yanında hakimiyet ve saltanatı milliye makamı ki Türkiye Büyük Millet Meclisidir, elbette yan yana durur… Çünkü bütün kuvvası ile makamı hilafetin istinatgahı olmayı doğrudan doğruya yalnız vicdani ve dini bir vazife olarak taahhüt ve tekeffül ediyor.”2
Mustafa Kemal Paşa’nın bu sözleri, Milli Mücadele’nin başından beri TBMM’nin, saltanatın ve hilafetin üzerinde bir makam olduğunun ispatı niteliğindedir.
Mustafa Kemal Paşa’nın kafasında hep millet egemenliğine dayalı milli bir devlet (!) düşüncesi yatmaktaydı. Ancak toplumun içinde bulunduğu şartlar göz önüne alındığında, o an için bu durum pek mümkün görünmüyordu. Mustafa Kemal Paşa, bunu çok iyi bildiği için Milli Mücadele’nin kesin zaferle sonuçlanmasına kadar saltanat ve hilafeti destekler görünmüştü. Nitekim Paşa, 1 Mayıs 1920 tarihinde yayınladığı bir beyannamede, yapılan mücadelede “saltanat ve hilafetin savunulduğu” nu belirtmişti.3
Mustafa Kemal Paşa her zaman hilafeti yıkmak istemiştir. Nitekim hilafet yıkılmadan önce İngilizlere verdiği teklifte, Damat Ferid Paşa’nın paşalıktan ilgası gibi konuları dile getirmesi4, İngilizlerin 1919’da Kâzım Karabekir Paşa’ya cumhuriyet fikrini vermiş olmaları,5M. Kemal’in kendi kitabında ‘Amacımız milleti inandırmaktır.’ demesi,6M. Müftüoğlu’nun da yazdığı gibi hilafet yıkılmadan önce, hilafetin içinde hilafeti yıkma planları yapması,7 Fransa devleti yarı resmî gazetesi Le Temps’in “Mustafa Kemal Paşa cumhuriyet ilân edecektir.”8 ve onlara göre Mustafa Kemal, Hükümet Anadolu’ya asker sevkederse cumhuriyet ilan edeceği tehdidinde bulunmuş. Bunun üzerine hükümet asker göndermekten vazgeçmişti9 demelerinin hepsi buna işaret etmektedir
Hilafet devleti öyle muazzamdı ki, zamanında İspanyollar Hintli Müslümanlara zulmediyor10 diye kendi donanmasını ta Hint Okyanusu’na götüren bir devletti.11
İbn Hazm [ö. 456 H] soyle buyuruyor;
“Ehl-i Sünnet’in tamamı, Mürcie’nin tamamı, Şia’nın tamamı ve Haricîler’in tamamı, imametin farz olduğu ve ümmetin, Allah’ın hükümlerini uygulayan ve onların işlerini, Resûlullah’ın (s.a.v) getirdiği şeriat ahkâmıyla yöneten adil bir imama itaat etmekle yükümlü olduğu konusunda ittifak etmiştir. ”.12
Kaynaklar
1 Bige Yavuz, “1924 Türkiyesi’nde Devletin Siyasal Yapısını Laikleştirme Çalışmaları ve Karşı Tepkiler İle İlgili Bir İngiliz Belgesi”, Ankara Üniversitesi, Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü, Atatürk Yolu Dergisi, No: 11, Mayıs 1993, s. 323.
2 Ahmet Faruk Kılıç, Atatürk ve Din, İstanbul, 2009, s. 145
3 Metin Hülagü, “Hilafetin adı İslamın gücü”, Tarih ve Düşünce, Eylül 2002, s. 24. 27
4 Butler, R., Bury, J. P. T. & Lambert, M. E. (1963). Documents on British Foreign Policy 1919-1939 (First Series, Vol. XIII) in (p. 135-137). London: Her Majesty’s Stationery Office.
5 Kazim Karabekir, pasalarin kavgasi S.65
6 Nutuk 2/437; Erzurum’dan ölümüne kadar Atatürk’le beraber s.83-85
7 Mustafa Müftüoglu, Cumhuriyet Döneminde Önemli Olaylar, 1/5-10
8 Selâhattin Tansel, Mondros’tan Mudanya’ya Kadar, 1978, c. 2, s. 88, dipnot 96.
9 Zeki Sarıhan, Kurtuluş Savaşı Günlüğü, 1994, c. 2, s. 68.
10 Yılmaz Öztuna, Türkiye Tarihi, c.6
11 Mustafa Müftüoglu, yalan söyleyen tarih utansin, cilt 2 sayfa 105-107
12 el-Fasl fi’l-Milal ve’l-Ehvâ ve’n-Nihal, 4:87
Yazar;
Tiktok- IftiraTarihUtansin
Instagram- IftiraTarihUtansin_
Discord- iftiratarihutansin
Youtube- IftiraTarihUtansin
Twitter- IftiraTarihUtansin
Sitemiz- Hayatimanvecihad8
Copyright (Telif Hakki); İsteyen istediğini kullanabilir, ancak bizi kaynak göstermeniz şart değildir. Yine de gösterirseniz daha iyi olur. Her iki durumda da hakkımız helaldir.
“Hilafetin ilgasının 101. yıl dönümü” öğesine 2 yanıt
-
Senin kadar cahil görmedim aw madem pek adab-ı-muâşeretçi, adem-i-merkeziyetçi ve mütedeyyinsiniz, İngiltere hilafetin kaldırılmasına niye karşı çıktı bir sorgula kardeşim fakat sakın bana Cevat Rıfat Atilhan’ın Nazi Propaganda kitaplarından intihal ettiği abes tezlerle gelme.
BeğenBeğen
-
Merhaba hamza,
İngilizler, hilafetin kaldırılması konusunda ikiye bölünmüştür. Bir kesim hilafetin ilgasına karşıdır. Bunun gerekçesi, hilafetin kaldırılmasının özellikle Hindistan’daki Müslümanlar başta olmak üzere İslam dünyasında büyük bir tepkiye yol açacağı endişesidir.
Diğer kesim ise hilafetin kaldırılmasını desteklemektedir. Onlara göre hilafetin sona ermesi, İngiltere’nin İslam dünyasındaki etkisini artıracak ve özellikle Hindistan gibi Müslüman nüfusun yoğun olduğu bölgelerde daha kolay hâkimiyet kurmalarını sağlayacaktır.
İngiltere Dışişleri Bakanlığı’nın 4 Mayıs 1919 tarihli raporunda belirtildiğine göre, Müslüman halk, halifenin dinî ve siyasî rollerini birbirinden ayırt etmekte zorlanmaktadır. Bu nedenle İngiltere, halifenin hem dinî hem de idarî yetkilere sahip olmasının doğru olmadığını, idarî işlerin başka bir otoriteye devredilmesi gerektiğini savunmaktadır.
Raporda ayrıca şu uyarı yer alır: Eğer Barış Konferansı sonucunda Müslüman ülkeler Hristiyan güçler arasında paylaşılırsa, hilafet fiilen sona erecektir. Fakat Türkiye ve Hicaz gibi en az iki Müslüman devletin varlığını sürdüreceği tahmin edilmektedir. Bu durumda, eğer Türkiye’deki sultan halife olarak görülmeye devam ederse, bu durum diğer Müslüman ülkeleri olumsuz etkileyecektir. Bu nedenle çözüm olarak, Osmanlı sultanının tahttan indirilmesi ve Türkiye’de bir cumhuriyetin ilan edilmesi önerilmektedir.
makaleye gitmek icin; https://hayatimanvecihad8.wordpress.com/2025/05/02/ingilizlerin-islam-dunyasi-plani/
BeğenBeğen
-


Bir Cevap Yazın