SAID HALIM PAŞANIN ÖLDÜRÜLMESINDEKI SIR

Published by

on

Sayf Al-Furqan Publications, From Darkness Toward Light
Defending Islam. Exposing Falsehood. Calling to Truth.
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

Halim paşanın öldürülmesindeki sır
Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın dördüncü oğlu Halim Paşa’nın büyük oğlu olan Said Halim Paşa, 1863’te (11 Ramazan 1280) Kahire’de doğmuştur.

Hususi hocalardan Arapça, Farsça, Fransızca ve İngilizce okuyan bilahare İsviçre’ye giderek beş yıl üniversiteye devam edip İstanbul’a gelen Said Halim Paşa, Jön-Türkler’le olan alakası dolayısıyla burada fazla barınamayıp evvela Mısır’a, sonra Avrupa’ya gitmiş ve oralardaki firari Jon-Türkler’e maddi yardımda bulunmuştur.

Meşrutiyet’in ilanını müteakip İstanbul’a dönerek şûra-yı Devlete evvela äza sonra reis olan; bilahare riyasetten istifa ile İttihat ve Terakki Katib-i Umumiliği’ne getirilen ve İttihatçıların meşhur Bâb-ı Ali Baskını’ndan sonra kurulan Mahmud Şevket Paşa Kabinesi’ne Şûra-yı Devlet Reisi olarak girip bilahare Hariciye nazırı nasbolunan Said Halim Paşa, Said Halim Paşa’nın sadareti, bu tarihten 3 Şubat 1917 Cumartesi gününe kadar üç sene, yedi ay, yirmi bir gün sürmüş ve imparatorluğumuzun pek buhranlı bir devrine tesadüf etmiştir.

Mahmud Şevket Paşa’nın katlini şahsî iktidarlarının devamı için fırsat bilen hatta bazı iddialara göre Mahmud Şevket Paşa’ya hazırlanan suikastı daha evvel haber alıp hem sadrazamın diktatörlüğünden kurtulmak hem de bu suikast bahanesiyle muhaliflerini yok etmek için olaylara seyirci kalan İttihatçıların giriştikleri büyük tenkil hareketi, Said Halim Paşa’nın sadaretinin ilk günlerinde yürütülmüş, Enver’in “Paşa’lığı ve Harbiye nazırlığı, Talat-Enver-Cemal üçlüsünün memleket mukadderatına hâkim olmaları hep o devirde gerçekleşmiş ve nihayet I. Cihan Harbi’nin meşhur Almanlarla ittifak faciası da yine Said Halim Paşa’nın sadareti devresinde vuku bulmuştur.

Almanlarla yapılan bu ittifak padișahtan ve Heyet-i Vükelâdan gizli bir şekilde Said Halim, Enver ve Talat Paşalarla Meclis-i Mebusan Reisi Halil (Menteşe) tarafından hazırlanmış ve Said Halim Paşa, bu ittifak muahedesini böyle bütün alakalılardan gizleyerek imzaladığı hâlde bilahare kendisine haber verilmeksizin Harb-i Umumi’ye girilmesinden müteessir olup sadâret makamından istifa edivermiştir.

Said Halim Paşa’dan sonra sadâret makamına Talat Paşa gelmiş, Talat Paşa’nın istifasıyla İttihat ve Terakki iktidardan düşüp devlet idaresi İtilaf ve Hürriyet Fırkası/Partisi eline geçmiş ve onların iktidarında, İttihatçı çete başındakilerden bir kısmı yurdu terk edip kaçarken bir kısmı da yakalanıp Bekirağa Bölüğü’ne hapsolunmuşlardır.

Said Halim Paşa da Bekirağa Bölüğü’nde hapsolunanlardandır. Hapsolunmuş, sonra Malta’ya sürülmüş, serbest bırakılmasından sonra İstanbul’a gelmek istemişsede Tevfik Paşa Hükümeti’nce bu husus mahzurlu görüldüğünden gidip İtalya’ya yerleşmiştir.

Said Halim Paşa, 6 Aralık 1921 Salı günü akşam saat 5’te Roma’daki ikametgahının kapısı önünde alnından vurulup öldürülmüş ve cenazesi bilahare İstanbul’a naklolunarak Sultan Mahmud Türbesi bahçesine, babasının yanına gömülmüştür.

İddiaya göre Said Halim Paşa, bir Ermeni fedaisi tarafından vurulup öldürülmüştür. İtalyan hükümetinin yaptığı tahkikat ve tespit de bu iddiayi teyit etmektedir. Ancak son yıllarda ortaya atılan başka bir iddiaya göre Said Halim Paşa, bir Ermeni komitacısı tarafından değil, bir İtalyan anarşistince öldürülmüş ve bu cinayet, Said Halim Paşa’nın amcazadesi Hidiv Abbas Hilmi Paşa’nın mutemet adamı Nafi tarafından hazırlanmıştır.

Neden ve niçin?

Bu, neden ve niçin Said Halim Paşa’nın sadâretinin ilk günlerine dayanır. Hidiv Abbas Hilmi Paşa, sadrazam olan Said Halim Paşa’yı tebrik için merasimle Bâb-ı Ali’ye gitmiş, dönüşünde henüz Bâb-ı Ali’nin cümle kapısı önünde iken bir suikasta uğramıştır.

Bu suikast kimler tarafından neden, niçin hazırlanmış ve hidivi vuran kim olmuştur? II. Meşrutiyet devrinin mühim olaylarından olan bu cinayet başlı başına bir tetkik mevzuudur.

Ancak şu kadarını kaydedelim ki Mısır Hidivliği mevzuunda İbrahim ve Halim Paşalar arasında başlayan mücadele, daha sonra evlatlarına intikal etmiş ve o devirde bu mücadelenin Halim Paşa temsilcisi Said Halim Paşa, İbrahim Paşa temsilcisi ise Abbas Hilmi Paşa olmuştur.

Bu rekabet dolayısıyla Abbas Hilmi Paşa’ya Bâb-ı Ali önünde yapılan suikastın Said Halim Paşa tarafından tertiplendiğine inanılmış ve yıllardan sonra Abbas Hilmi Paşa’nın adamlarınca temin olunan kiralık katille Said Halim Paşa’dan o cinayetin intikamı alınmıştır.

Bu iddia, Teşkilat-ı Mahsusa’nın mühim adamlarından Kuşçubaşızade Eşref tarafından ortaya atılmış ve cinayet bütün teferruatıyla hatıratında anlatılmıştır.

Said Halim Paşa’nın katli mevzuunda hemen bütün kaynaklar Ermeni fedaisi üzerinde dururken son yıllarda öne sürülen bu iddia, imparatorluğumuzun son devir tarihi bakımından mühimdir ve herhalde tetkiki gereken meselelerdendir.

Sadaretinin yanı sıra o devrin “Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak” mücadelesine de katılan Said Halim Paşa’nın basılmış eserleri şunlardır:

  • Meşrutiyet,
  • Buhran-ı İctimaimiz,
  • Buhran-ı Siyasimiz,
  • Buhran-ı Fikrimiz,
  • Mukallidliklerimiz,
  • Inhitat-ı İslâm,
  • İslamlaşmak,
  • Taassub

📚 – Mustafa Müftüoğlu – Yalan Söyleyen Tarih Utansın Cilt 8 Sayfa 9-12

Author;

AuthorCaliphate Defence Force
TiktokCaliphate Defence Force
InstagramCaliphate Defence Force
TwitterTalha Ibn Yusuf
UpscrolledCaliphate Defence Force
YoutubeIftira Tarih Utansin
ScribdCaliphate Defence Force

Bir Cevap Yazın