بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Kıymetli kardeşlerim,
Hepinizin bayramı mübarek olsun. Rabbim, sizleri daha nice bayramlara, birlik ve dirlik içinde, zaferlerle, izzetle ulaşanlardan eylesin. Rabbim bu günleri bizlere sadece bir tatil değil; bir tefekkür, bir muhasebe, bir diriliş vesilesi kılsın. Âmin.
Kardeşlerim, biz burada sıcak evlerimizde, ailelerimizle gülerken, sofralarımız donatılmışken, çocuklarımız oyuncaklarla oynarken, Filistin’de, Gazze’de, Kudüs’te, Doğu Türkistan’da, Arakan’da, Yemen’de, Keşmir’de Müslümanlar hâlâ bombalanıyor, hâlâ açlıkla boğuşuyor, hâlâ korku içinde yaşıyor.
Ve bu zülüm bir günlük, bir aylık değil. Bu, ümmetin hilafetsiz kaldığı 107 yıllık bir zilletin, bir başıboşluğun, bir liderliksizliğin neticesidir. 107 yıldır ümmet dağılmıştır. 107 yıldır başsız bir beden gibi sağa sola savrulmuştur. 107 yıldır ümmet bir yetimdir!
Kardeşlerim, bu arefe gününde sadece kurbanlık hayvanlar kesilmez! Asıl kurban edilmesi gereken tâğut sistemlerdir, zulüm düzenleridir, batıl ideolojilerdir! Arefe günü dua günüdür, istiğfar günüdür ama aynı zamanda yönümüzü kıbleye döndürüp tekrar “biz neredeyiz” deme günüdür. Zira Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor:
İbni Abbâs radıyallahu anh’dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Başka günlerin hiçbirinde, -Zilhicce’nin ilk on gününü kastederek- şu günlerde işlenecek amel-i sâlihten, Allah katında, daha sevimli hiçbir amel yoktur.” – Allah uğrunda yapılacak cihad da mı üstün değildir, Yâ Rasûlallah? dediler. – “(Evet) Allah yolunda yapılacak cihad da. Ancak malını ve canını tehlikeye atarak cihada çıkan, şehit olup dönmeyen kimsenin cihâdı başka.(O, bundan üstündür), buyurdu.1
Allah’ın cehennemden en çok kul azat ettiği gün, Arefe günüdür.”2
Ve yine buyurur ki:
Talha b. Ubeydullah b. Kerîz”den nakledildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Duaların en faziletlisi arefe günü yapılan duadır.”3
Hz. Âişe”den nakledildiğine göre, Allah Resûlü (sav) şöyle buyurmuştur: “Kâbe”yi tavaf, Safâ ile Merve arasında yapılan sa”y ve şeytan taşlama işi (dünya kelâmı konuşmak veya gafletle geçirmek için değil) ancak Allah”ın adının anılması içindir.”4
Sehl b. Sa”d”dan nakledildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Bir Müslüman telbiye getirdiğinde sağında ve solunda (eliyle işaret ederek) şuradan şuraya kadar yeryüzündeki taş, ağaç, toprak ne varsa hepsi onunla birlikte telbiye getirir.”5
Bugün yapılan dualar kabul edilir. O hâlde neden hâlâ sessiziz? Neden ümmet için gözyaşı dökmeden bu bayram sabahlarına uyanıyoruz?
Allah Azze ve Celle bizlere şöyle emrediyor:
“Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki rahmete eresiniz.”7
Numân İbni Beşir radıyallahu anhümâ’ dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Mü’minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar.”7
O hâlde Filistin yanarken, Gazze yanarken, biz nasıl gülüp eğlenebiliriz? Nasıl bayramı sadece tatil gibi yaşarız? Kardeşim, eğer komşun açken tok yatıyorsan sen de bu zilletin bir parçasısın!
“Mü’min kardeşinin derdiyle dertlenmeyen, bizden değildir.”8
Komşusu açken tok yatan, (kâmil) mü’min değildir.” buyuruyor.9
Bugün ümmetin tek bir çözümü vardır: O da yeniden Hilafetin ikamesi, yani İslâmî birliğin ve liderliğin tesisi. Hilafetsiz ümmet, başı kesilmiş bir yılandır; zehri vardır ama yönü yoktur. Kardeşlerim, bizim düşmanımız sadece siyonizm değil, sadece emperyalizm değil, bizim düşmanımız tâğuttur!
Tâğut nedir bilir misiniz? Allah’ın hükmüyle değil, batıl sistemlerle hükmeden; Allah’a rağmen yasa koyan; Müslümanları sindiren, camileri yıkan, İslami hayatı toplumsal hayattan koparan her lider, her sistem, her düzen tâğuttur. Allah’a savaş açanlardır.
Rabbimiz Kur’an’da şöyle buyurur:
“Artık kim tâğutu inkâr edip Allah’a iman ederse, kopmayan sağlam kulpa tutunmuştur.”11
Ey Allah’ın kulu,
Öyle bir çağda yaşıyoruz ki; Müslüman olmak yetmiyor. Müslümanca yaşamak da yetmiyor. Allah’ın hükümlerini hâkim kılmak için mücadele etmediğin sürece bu çağ seni yutuyor!
Ve biz, yutulmamak için, yok olmamak için, kimliğimizi, dinimizi, onurumuzu ve davamızı korumak için yaşıyoruz. Çünkü bu çağ, İslam’ın izzetini unutturmak için kurulan bir çağdır.
Bu çağ, tağutun çağdır. Bu çağ, laikliğin, kapitalizmin, demokrasinin, sekülerizmin, liberalizmin, yani Allah’ın indirmediği bâtıl sistemlerin çağdır. Ve biz bu çağda nefes almaktan utanır hale geldik! Çünkü çevremizi kuşatan sistem Allah’a değil, insanlara kulluğu teşvik ediyor.
Evet, Müslüman olmak yetmiyor. Zira öyle bir zamandayız ki; birileri sabah namazına kalkıyor ama oylarını tağutlara veriyor!
Birileri tesettür giyiyor ama laikliğin yüceliğine inanıyor!
Birileri “La ilahe illallah” diyor ama “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!” sözünü kutsal bellemiş!
Bu nasıl bir çelişki, bu nasıl bir zillet! Bu nasıl bir şehadettir ki Allah’tan başka ilah olmadığını söyleyip sonra başka ilahları sistem olarak başımıza geçiriyoruz?!
Ey Akhi
İslam, sadece namaz değil. İslam, sadece oruç değil. İslam, sadece bireysel ibadet değil! İslam; adalettir, İslam; hükümle hükmetmektir, İslam; siyasetle, hukukla, ekonomiyle, toplumla Allah’ın nizamını kurmaktır! Ve bu nizam ŞERİATTIR! Korkmadan, saklamadan, utanmadan söylüyoruz: Biz şeriat istiyoruz!
Çünkü şeriat adalettir, merhamettir, hakikattir. Şeriat, açların doyduğu, zalimlerin diz çöktüğü, yetimin hakkının gasp edilmediği bir düzendir. Şeriat, Allah’ın yeryüzüne indirdiği nurdur! Ve bu nur, bugün tağuti sistemlerin karanlık dehlizlerinde bastırılıyor. Ama biz bastırılan bu nuru tekrar yükselteceğiz! Çünkü biz ümmetiz, biz Muhammed’in (s.a.v) izinden giden izzetli bir topluluğuz!
Hilafet yıkıldığında yıkılan sadece bir devlet değildi, parçalanan bir ümmetti! Sömürgeciler geldi; bizim ordularımızı böldü, dillerimizi ayırdı, sınırlarımızı cetvelle çizdi, kalplerimizi uyuşturdu. Sonra adını “modernleşme” koydular, “çağdaşlık” dediler, “ilerleme” dediler. Oysa gerilemenin, çöküşün, zilletin, köleliğin ta kendisiydi!
Bugün yeniden dirilmenin, yeniden uyanmanın tek yolu vardır: HİLAFET! Çünkü hilafet, ümmetin kalkanıdır. Hilafet, şeriatın iktidarıdır. Hilafet, zulme karşı tokat, mazluma şefkattir. Hilafet, Allah’ın yeryüzünde hâkimiyetidir. Ve biz bu hâkimiyeti yeniden kurana dek durmayacağız!
Ey ümmetin gençleri! Sadece bireysel ibadetle yetinmeyin! Cuma hutbesi dinleyip sonra kapitalist düzenin çarkında kaybolmayın! Bilin ki bu çağ, Allah’a savaş açmış bir çağdır. Ve siz bu çağda ya Allah’ın safındasınız ya da tağutun! Ortası yok! Renk vermeyen, taraf seçmeyen herkes buharlaşacak!
Yeter artık! Bu dünya oyun yeri değil! Bize helak olan kavimlerin tarihini anlatan Kur’an, bugün bize bakıyor! Ve soruyor: Siz ne yaptınız?!
Biz yeniden izzetli günlere dönmek istiyoruz! Biz Mekke’de sabreden, Medine’de inşa eden, Bedir’de direnen, Hudeybiye’de dirayet gösteren, Fetih’te bağışlayan bir ümmetin çocuklarıyız!
Ve şimdi soruyoruz:
Sen neredesin ey Müslüman?!
Nereye kadar susacaksın?!
Nereye kadar bu sistemi kanıksamaya devam edeceksin?!
Diril! Ayağa kalk! Zaman geldi!
Ya Allah’ın nizamını hâkim kılacağız, ya da zillet içinde buhrana gömülüp yok olacağız.
Ama biz, Allah’ın izniyle, yok olmayacağız!
Çünkü biz Allah’ın askerleriyiz. Çünkü biz, ümmetiz. Çünkü biz, hakikatle savaşan karanlığa karşı ayaktayız!
Bugün görevimiz sadece kurban kesmek değildir. Bugün görevimiz boyunları kesilen mazlumlar için, boynumuzu Allah’a secdeye götürmektir! Görevimiz, ümmeti birleştirecek olan imanı, izzeti, cesareti ve şeriatı kalplerimize yeniden yazmaktır.
O hâlde ey kardeşim!
Bu bayramda bir elini kurban etine, bir elini de ümmetin yarasına koy!
Bir yandan et keserken, bir yandan da şu duayı kalpten oku:
اللَّهُمَّ إِنَّا نَبْتَهِلُ إِلَيْكَ دُعَاءَ الْخَائِفِينَ، وَنَرْفَعُ أَكُفَّ الضَّرَاعَةِ كَمَا رَفَعَهَا أَنْبِيَاؤُكَ وَعِبَادُكَ الصَّالِحُونَ.
اللَّهُمَّ إِنَّكَ تَرَى حَالَ أُمَّتِنَا وَضَعْفَهَا وَتَفَرُّقَهَا، وَتَعْلَمُ أَنَّهَا عَاشَتْ عُقُودًا طَوِيلَةً تَحْتَ حُكْمِ الطَّوَاغِيتِ، تُسَاسُ بِأَنْظِمَةٍ كُفْرِيَّةٍ وَقَوَانِينِ غَيْرِ شَرْعِكَ، وَتَتَجَرَّعُ مَرَارَةَ الرِّبَا وَالزِّنَا وَالإِلْحَادِ وَالفَسَادِ.
اللَّهُمَّ إِنَّ الرَّأْسْمَالِيَّةَ العَلْمَانِيَّةَ قَدْ أَفْسَدَتْ عُقُولَ النَّاسِ، وَجَعَلَتِ الدُّنْيَا هَمَّهُمْ، وَأَزَالَتِ الحَيَاءَ وَالعِفَّةَ وَالتَّقْوَى، فَاقْلَعْهَا مِنْ جُذُورِهَا وَطَهِّرِ الأَرْضَ مِنْ رِجْسِهَا.
اللَّهُمَّ إِنَّا نَرْفَعُ إِلَيْكَ شَكْوَانَا، وَنَبْكِي عَلَى أَحْوَالِنَا، فَأَقِمْ فِينَا الخِلَافَةَ الرَّاشِدَةَ عَلَى مِنْهَاجِ نُبُوَّتِكَ، تَجْمَعُ شَمْلَ المُسْلِمِينَ وَتَحْمِي بِيضَتَهُمْ، وَتَكُونُ رَايَتُهَا الرَّايَةَ الكُبْرَى، رَايَةَ لَا إِلٰهَ إِلَّا اللهُ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللهِ.
اللَّهُمَّ اجْعَلْنَا مِنْ جُنُودِهَا، وَمِنَ الدُّعَاةِ إِلَيْهَا، وَمِنَ الصَّابِرِينَ عَلَى طَرِيقِهَا، وَلَا تَفْتِنَّا عَنْهَا بِمَالٍ وَلَا بِجَاهٍ وَلَا بِسُلْطَانٍ.
اللَّهُمَّ أَذِلَّ الطَّوَاغِيتَ وَكُلَّ مَنْ يَحْكُمُ بِغَيْرِ مَا أَنْزَلْتَ، وَأَفْضَحْهُمْ وَهَزَّهُمْ وَزَلْزِلْ عُرُوشَهُمْ، وَلا تُقِمْ لَهُمْ رَايَةً.
اللَّهُمَّ اجْعَلْ أَيَّامَ الكُفْرِ مَعْدُودَةً، وَاجْعَلْ أَيَّامَ العِزَّةِ وَالتَّمْكِينِ لِهَذَا الدِّينِ مُمْتَدَّةً، وَبَارِكْ فِي أَهْلِهَا وَقَادَتِهَا وَعُلَمَائِهَا.
اللَّهُمَّ إِنَّا نَرْجُوكَ أَنْ تَكُونَ نُصْرَتُكَ قَرِيبَةً، وَأَنْ تَرْفَعَ المَظْلُومِينَ، وَتَحْمِي المُسْتَضْعَفِينَ، وَتَسْتَخْلِفَ فِي الأَرْضِ مَنْ يَعْبُدُكَ وَلَا يُشْرِكُ بِكَ شَيْئًا.
اللَّهُمَّ نُحِبُّ دِينَكَ وَنَغَارُ عَلَيْهِ، وَنَكْرَهُ الكُفْرَ وَنَبْغُضُهُ، فَاجْمَعْ قُلُوبَنَا عَلَى طَاعَتِكَ، وَاجْعَلْ غَايَتَنَا إِقَامَةَ دِينِكَ وَرَفْعَ رَايَتِكَ.
اللَّهُمَّ وَصَلِّ وَسَلِّمْ وَبَارِكْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَمَنْ سَارَ عَلَى دَرْبِهِ، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ العَالَمِينَ.
Allah’ım! Korku içinde sana yalvarıyor, geçmişte peygamberlerinin ve salih kullarının yaptığı gibi ellerimizi sana açıyoruz.
Ya Rabbi! Ümmetimizin halini en iyi sen bilirsin. Yıllardır tağuti rejimlerin pençesinde, senin hükmün dışında yönetilen, faizle, zina ile, ahlaksızlıkla, şirkle boğulmuş bu ümmetin feryadını duy!
Allah’ım! Kapkaranlık bir çağı yaşıyoruz. Kapitalist laik düşünce; akılları bulandırdı, kalpleri kararttı, insanları dünya hırsıyla sarhoş etti. Bu batıl fikirleri kökünden kazı ve yeryüzünü onların pisliğinden arındır!
Ya Rabbi! Biz aciziz ama sen kadirsin. Ümmeti yeniden izzete kavuşturacak, ümmetin dağınıklığını bir araya toplayacak, sünnet üzere bir hilafeti raşideyi kuracak kullarını nasip et. Bu hilafet, Rayetü’l-Kübra sancağıyla ümmeti birleştirsin, yeryüzüne adaletini getirsin!
Allah’ım! Bizi bu davanın askerlerinden eyle! Bu yolda çalışan, çağıran, sabredenlerden eyle! Bu davadan mal ile, makam ile, tehdit ile bizi ayırma!
Allah’ım! Tağutları zelil eyle! Kendi indirdiğinle hükmetmeyenleri rezil et! Onların tahtlarını sars, sistemlerini yerle bir et ve onlar için hiçbir bayrak dikili bırakma!
Allah’ım! Küfrün günlerini sayılı kıl, ama dinine izzet ve kudret verdiğin günleri daim kıl. Bu kutlu dava uğruna çalışanlara bereket ver, ömür ver, sabır ver!
Ya Rabbi! Zalimleri indir, mustazafları yükselt! Yeryüzünde sadece sana ibadet eden, sana ortak koşmayan kullarını halife kıl!
Allah’ım! Dinini seviyoruz, onun için üzülüyoruz! Küfrü sevmiyoruz, ondan tiksiniyoruz! Kalplerimizi itaatinle birleştir, gayemizi tek yap: senin dinini hâkim kılmak ve rayetini yüceltmek!
Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e, ailesine, ashabına ve onun yolunda gidenlere salât ve selam eyle! Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’adır!
Amin.
Bayramınız mübarek olsun! Ama sadece sizin değil… Kudüs’ün bayramı, Gazze’nin bayramı, ümmetin bayramı da olsun!
Makaleye pdf olarak gidebilmek icin;
Kaynaklar
- Buhârî, Îdeyn 11. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Savm 61; Tirmizî, Savm 52; İbni Mâce, Sıyâm 39 ↩︎
- Müslim, Hac 436. Ayrıca bk. Nesâî, Menâsik 194; İbni Mâce, Menâsik 56 ↩︎
- Muvatta” , Hac, 81 ↩︎
- Ebû Dâvûd, Menâsik 50; T902 Tirmizî, Hac, 64 ↩︎
- Tirmizî, Hac, 14; İM2921 İbn Mâce, Menâsik, 15 ↩︎
- Hucurât, 10 ↩︎
- Buhârî, Edeb 27; Müslim, Birr 66 ↩︎
- Hâkim, IV, 352; Heysemî, I, 87 ↩︎
- Hâkim, II, 15 ↩︎
- Bakara, 256 ↩︎
Yazar;
Tiktok- IftiraTarihUtansin
Instagram- IftiraTarihUtansin_
Discord- iftiratarihutansin
Youtube- IftiraTarihUtansin
Twitter- IftiraTarihUtansin
Sitemiz- Hayatimanvecihad8
Copyright (Telif Hakki); İsteyen istediğini kullanabilir, ancak bizi kaynak göstermeniz şart değildir. Yine de gösterirseniz daha iyi olur. Her iki durumda da hakkımız helaldir.

Bir Cevap Yazın